Ovacık Devlet Hastanesi’nde görevli hemşire Mavi Altay, altı yıl önce verdiği kök hücre örneğinin eşleşmesiyle bir hastaya umut oldu.
Ovacık Devlet Hastanesi’nde görevli hemşire Mavi Altay, altı yıl önce Kızılay’a verdiği kök hücre örneğinin bir hastayla eşleşmesi üzerine harekete geçti. Aralık ayında başlayan sürecin ardından İstanbul’da yapılan tetkik ve toplama işlemlerini tamamlayan Altay, kendi hücrelerini bağışlayarak kimliği açıklanmayan bir hastanın yaşam mücadelesine umut oldu.
Sağlık çalışanı olarak mesleği gereği hastaların tedavilerine katkı sunan Altay, bu kez doğrudan bağışçı rolünü üstlendi. Kızılay’ın yürüttüğü titiz eşleştirme süreci sonucunda, Altay’ın kök hücreleri bir hastanın tedavi şansı için kritik önem taşıdı.
Mavi Altay, eşleşme haberini aldığında hem heyecanlandığını hem de süreçle ilgili tedirginlik yaşadığını belirtti. Kızılay yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin ardından tüm sorularına yanıt bulduğunu ifade etti. İlk olarak İstanbul’da kapsamlı bir sağlık kontrolünden geçen Altay’ın dokularının hastayla tam uyumlu olduğu tespit edildi.
Toplama işlemi öncesinde, Altay’ın kanındaki kök hücre miktarını artırmak amacıyla beş gün boyunca ilaç tedavisi uygulandı. Bu süreçte hafif kemik ağrısı ve grip benzeri semptomlar yaşadığını aktaran Altay, ilaç tedavisinin ardından yaklaşık üç saat süren kök hücre toplama işlemine geçti.
Toplama işlemi sırasında sedyede hareketsiz kalması gerektiğini anlatan Altay, Kızılay ekibinin desteği ve pozitif iletişimi sayesinde süreci rahat geçirdiğini belirtti. İşlem sonrası, bağış yaptığı hastanın iyileştiği haberini almanın kendisini çok mutlu ettiğini dile getirdi.
Hemşire Mavi Altay, “Bir hemşire olarak zaten insanların hayatına dokunuyorduk ama özellikle kan bağışı yaptıktan sonra kendimden bir parça verdikten sonra birinin hayatını kurtarmış olmak çok güzel” sözleriyle duygularını ifade etti. Yaptığı bağıştan dolayı kendisiyle gurur duyduğunu vurguladı.
Altay, kök hücre bağışının sadece hastanın değil, onun yakınları ve çevresindeki herkes için de büyük bir umut olduğunu belirtti. “Hepimizin başına gelebilecek bir hastalık, hepimizin yaşayabileceği bir sorun. Vereceğimiz bir miktar kanla bir kişinin hayatına dokunabiliriz” diyerek toplumu bağış yapmaya çağırdı.
Bağış sürecinin kendisi için yirmi günden ibaret olduğunu, bunun sadece beş gününün ilaç tedavisiyle geçtiğini ifade eden Altay, hastanın ise belki bir yıl daha tedavi göreceğini ve çok daha yıpratıcı bir süreçten geçtiğini hatırlattı. Herkesin kemik iliği örneği vermesinin önemine dikkat çekti.
Gündem, ekonomi, siyaset, spor, teknoloji ve magazin başta olmak üzere geniş kategori yelpazemizle bilgi kirliliğinden uzak, şeffaf ve tarafsız gazetecilik anlayışını benimsiyoruz. Olayların perde arkasını analiz eden özel haberlerimiz ve anlık bildirimlerimizle gündemi Tekdüze ile takip edin.
Yorum Yap