Gardırop bir dolap türüdür, ama her dolap gardırop değildir. Dolap, kapaklı ve gövdeli her saklama mobilyasını kapsayan geniş bir addır; mutfakta tabak duran da dolaptır, banyoda havlu duran da. Gardırop…
Gardırop bir dolap türüdür, ama her dolap gardırop değildir. Dolap, kapaklı ve gövdeli her saklama mobilyasını kapsayan geniş bir addır; mutfakta tabak duran da dolaptır, banyoda havlu duran da. Gardırop ise bu ailenin yatak odasında yaşayan, içinde askı borusu bulunan üyesidir. Günlük konuşmada iki kelime çoğu zaman aynı mobilya için kullanılır. Mağazada tabelada gardırop yazarken müşterinin dolap diye sorması bundandır.
Dolap, Türkçeye Farsçadan geçmiş eski bir kelimedir. Kökeninde dönen ve çevrilen bir düzenek fikri vardır; su dolabı ile dolap beygiri gibi kullanımlar bu anlamdan kalmadır. Zaman içinde kelime, içine eşya konan kapaklı bölmeyi anlatır hale gelmiştir. Gardırop ise Fransızca garde-robe kelimesinden gelir ve doğrudan elbiseyi koruyan yer anlamını taşır. Türkçeye mobilyanın kendisiyle birlikte girdiği için baştan beri dar bir işi tarif eder.
Bu köken farkı bugün de sürüyor. Dolap her odada iş görebilecek genel bir kategori adı, gardırop ise tek bir görevi olan ürün adıdır. Bir mobilyaya gardırop demek onun ne yaptığını söyler, dolap demek yalnızca kapaklı olduğunu söyler.
Ayrımı asıl gösteren şey gövdenin içidir. Bir ürüne gardırop diyebilmek için içinde ceket, gömlek ve elbisenin asılabileceği bir askı bölümü bulunması beklenir. Bu bölümün ölçüsü keyfi değildir: gömlek ve ceket için askı borusunun altında yaklaşık 100 santimetre boşluk yeterli olurken uzun palto ve elbise 150 santimetreye yakın bir yükseklik ister. Çok amaçlı dolap denen üründe ise askı bölümü hiç bulunmayabilir, gövdenin tamamı raf olarak kurulmuş olabilir.
Bu yüzden aynı genişlikteki iki ürün aynı işi görmeyebilir. 180 santimetre genişliğindeki bir gövde baştan sona raflıysa nevresim, havlu ve valiz için elverişlidir, ama içine takım elbise asılamaz. Etiketteki kelimeye değil, iç bölümlemenin görseline bakmak gerekir.
Yatak odasında birbirine karışan başka adlar da var. Şifonyer, yüksekliği fazla olmayan ve çoğunlukla üst üste çekmecelerden oluşan gövdedir; iç çamaşırı, çorap ve katlanarak duran giysi için kullanılır. Komodin, yatağın yanına giren bir iki çekmeceli küçük parçadır. Konsol daha çok duvara dayanan ve dekoratif işi olan alçak gövdeyi anlatır. Portmanto ile vestiyer girişte durur, o gün giyilen paltoyu karşılar; kıyafeti içeri kaldırma işi gardırobundur. Bu isimler birbirinin yerine kullanıldığında ölçü hatası çıkar, çünkü derinlikleri ve yükseklikleri birbirinden farklıdır.
Anadolu’nun birçok yerinde eski evlerde duvarın içine oyulmuş yüklük bulunurdu. Yatak, yorgan ve sandık orada dururdu; o boşluğun ayrı bir mobilya adı yoktu, kısaca dolap denirdi. Bu evlerde büyümüş kuşak için dolap hala birinci kelimedir. Apartman düzeni yaygınlaştıkça duvara gömülü çözümün yerini taşınabilir gövdeler aldı ve mobilyacı dili gardırop demeye başladı.
Ayrım bugün de bölgeye ve kuşağa göre değişiyor. Gömme dolap terimi duvara sabitlenen çözümü anlatmaya devam ediyor, elbise dolabı ise iki kelimenin tam ortasında duran ve herkesin anladığı karşılık olarak yaşıyor. İnternette arama yaparken bu çeşitlilik karışıklık yaratır: aynı ürün bir yerde gardırop, başka bir yerde dolap başlığı altında listelenir. Aradığınızı bulamıyorsanız çoğu zaman ürün yoktur değil, kelime tutmamıştır.
Satıcıyla konuşurken kelime yerine sayı ve ölçü kullanmak daha güvenlidir. Kapak sayısı burada pratik bir ölçüt sağlar: iki kapak dar odalar ve tek kişi için, üç kapak çoğu yatak odası için, dört kapak ve üstü ise iki kişinin kıyafetini birlikte alan gövde için konuşulur. Üç kapaklı gövdenin bu kadar yaygın olmasının nedeni dengesidir. Bir tarafı askılı, diğer tarafı raflı kurulabilir ve genişliği çoğunlukla 150 ile 180 santimetre arasında kalır. Rabi Mobilya kataloğundaki 3 kapaklı dolap modelleri gibi seçeneklere bakarken de kapak sayısından çok kaç santim askı boşluğu bulunduğu ve kaç raf verildiği belirleyici olur.
Pratikte şu üç soru cevaplandığında kelimenin ne olduğu önemini kaybeder: duvarda kaç santim genişlik boş kalıyor, asılacak en uzun parça hangisi, katlanarak duracak eşya kaç rafa sığar. Bu üç cevap elinizdeyken satıcının dolap demesi de gardırop demesi de aynı kapıya çıkar.
Gündem, ekonomi, siyaset, spor, teknoloji ve magazin başta olmak üzere geniş kategori yelpazemizle bilgi kirliliğinden uzak, şeffaf ve tarafsız gazetecilik anlayışını benimsiyoruz. Olayların perde arkasını analiz eden özel haberlerimiz ve anlık bildirimlerimizle gündemi Tekdüze ile takip edin.
Yorum Yap