Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim Hürmüz Boğazı’nı vurdu. Gübre arzı kısıtlandı, fiyatlar fırladı. FAO küresel gıda güvenliği için “sistematik şok” uyarısı yaptı.
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatı fiilen durdurması, küresel gübre arzında ciddi kısıtlamalara yol açtı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), bu durumun küresel gıda güvenliği için “sistematik bir şok” yarattığı uyarısında bulundu. Enerji maliyetlerindeki artış ve lojistik blokaj, gübre tesislerini üretimi durdurmaya zorlayarak dünya genelinde yeni bir gıda enflasyonu dalgasını tetikliyor.
Gübre üretim maliyetlerinin büyük bölümünü oluşturan doğal gaz fiyatlarındaki artışlar, tarımsal verimlilik ve gıda arz güvenliği için risk oluşturuyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar ve enerji altyapısına yönelik saldırılar, doğal gaz kullanan gübre sanayisini doğrudan etkiledi. Katar’daki LNG tesislerinde üretimin durması ve küresel ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayan üre tesisindeki askıya alma, domino etkisi yaratarak Hindistan ve Bangladeş’teki stratejik gübre fabrikalarında üretimin durmasına neden oldu.
Emtia piyasalarında bozulan arz-talep dengesi, gübre fiyatlarında önemli artışlara neden oldu. Orta Doğu çıkışlı üre fiyatları, mart sonu itibarıyla yaklaşık yüzde 56 artışla ton başına 750 dolara ulaştı. Analistler, krizin sürmesi halinde azotlu gübre fiyatlarının iki katına, fosfat fiyatlarının ise yüzde 50’den fazla artabileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, küresel tarım sektörü için büyük bir mali yük anlamına geliyor.
Küresel gübre tedarik zincirinin merkez üssü konumundaki Orta Doğu’da krizin derinleşmesiyle sevkiyat kısıtlamalarının, tedarik zincirinde toplamda yüzde 33’lük bir daralmaya yol açtığı tahmin ediliyor. Bölgeden yapılan yıllık üre ihracatının durma noktasına gelmesi ve küresel üre arzının önemli bir kısmının Körfez Bölgesi’nden sağlanması, mevcut riskleri artırıyor. Hürmüz Boğazı üzerinden dağıtılan toplam gübre arzının yüzde 20’si, geçit noktasındaki tıkanıklığın küresel ticareti olumsuz etkileme potansiyelini gösteriyor.
Kuzey Yarımküre’deki kritik bahar ekimi sezonunun, Hürmüz Boğazı kaynaklı krizin en yoğun dönemine denk gelmesi, tarımsal üretimin geleceğini tehdit ediyor. ABD’de gübre stoklarının mevsimsel ortalamanın altına gerilemesi, çiftçileri yüksek maliyetli tedarik riski veya rekolte kaybı arasında zor bir seçimle karşı karşıya bırakıyor. Her iki senaryonun da küresel gıda fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturması ve gıda arzının daralmasına yol açması bekleniyor.
Rusya ve Çin gibi büyük üreticilerin iç piyasayı koruma amacıyla ihracat kısıtlamaları getirmesi, küresel piyasalardaki daralmayı daha da derinleştiriyor. Bu durum, küresel gıda sistemini yeni bir kırılma noktasına taşıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yüzde 90 durmasının küresel gıda güvenliği için “sistematik bir şok” olduğunu belirtti. Torero, krizin enerji boyutunu aşarak küresel tarımsal üretim zincirini felç etme noktasına geldiği uyarısında bulundu. Çatışmaların sona ermesi halinde bile maliyetlerin istikrara kavuşmasının 2 ila 3 ay sürebileceğini öngören Torero, gübre kullanımındaki düşüşün buğday, pirinç ve mısır rekoltesinde dramatik gerilemelere yol açabileceği konusunda acil eylem çağrısında bulundu.
Gündem, ekonomi, siyaset, spor, teknoloji ve magazin başta olmak üzere geniş kategori yelpazemizle bilgi kirliliğinden uzak, şeffaf ve tarafsız gazetecilik anlayışını benimsiyoruz. Olayların perde arkasını analiz eden özel haberlerimiz ve anlık bildirimlerimizle gündemi Tekdüze ile takip edin.
Yorum Yap